merhabalar;
“ÖZ” neden çok önemli. bir şeyin “ÖZ” ünden uzaklaştıkça neler oluyor. her düşüncenin kendince bir “ÖZ” ü olduğu çok doğru. . matematik veya fizikte öğretilen bir konunun “ÖZ” ü nü öğretmek çok gerekli.YA İNSANOĞLUNUN ÖZÜ HAKKINDA NE DEMELİ. acaba yaşamımız insanın kendi “ÖZ” üne ne kadar uygun.
insanlığın özü savaşmı yoksa barış mı? insanlığın özünde rekabet mi yoksa yardımlaşma mı var? insanoğlu “ÖZ” de her türlü farklılıkları – renk , ırk ,dil , din , kültür , coğrafi, vb - savaş ve rekabet için mi kullanmalı yoksa farklılıkların “ÖZ” ünde insanların kaynaşması ve beraber olması için güzellikler mi var. insanların normal distribution grafiklerinde başta , ortada ve sonda olmalarının “öz” de ne sakıncası var ki?
her durumda hepimiz ne başta(az başarılılar) ne ortada ( normal başarılılar) ne de sonda (çok başarılılar)toplanamayacağımıza göre nerde olmanın insanın “ÖZ” ünde ne önemi var.
bence insanlığın içine düştüğü ters düşünce rekabet anlayışımızdır. insanoğlu kendini rekabet etmek zorundaymış gibi düşünüyor. evrim teorisinin canlıların önce basit yapılı bir hücreden sonra birbirlerinden türeyerek meydana geldiği fikrinin ”ÖZ” ünde savunageldiği “zayıfların hayat piramidinden düşeceği ve yok olacağı, yaşamda sadece güçlülere yer olduğu ” düşünce si bizi u hallere düşürdü.
halbuki doğanın kendisi bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu bizlere gösteriyor. hayvanlar aleminde açlıktan ölenler zayıflar değil aslanlardır. aslanların %60 ı açlıktan ölürken genelde aslan ve benzeri hayvanlar tarafından avlanan çok zayıf hayvanlar var ki hiçbir zaman yok olma tehlikesi altında değiller. tabii maksat avrupanın sömürgeciliğine bir kulp bulmak olunca evrim gibi mantıktan ve insanın “ÖZ” ünden uzak şeyler – düşünce bile demek istemiyorum- kendine bilim ve tarihinde malesef yer buluyor. her neyse……
bizler sanki eğrinin en sağında olmanın bir suç ve ayıplanacak bir durum olduğunnu düşünmeye başladık bu rekabet çağında….
yaşam da belli bir özüre sahip olanların bu eğride en dip sınır olması sanki onların suçu.
bana hitler almanyasında anne karnında veya daha 1-2 yaşlardayken bir özrü olanların öldürülerek toplumun gen havuzunda sakatlığın ve özürlülüğün yok olmasını istemeleri geldi. işte insanlık kendi “ÖZ” ünden uzaklaştıkça ne seviyelere düşüyor.
bence özürlü olanlar belirli bir engeli olanlar değildir. özürlüler o kimsedirler ki başkalarını kendilerinden aşağıda görenler ve bu tarz eğrileri gurur veya aşağılama nedeni yapanlardır.
rekabet ve oyun…..
bu hafta “ÖZ” konusuna takıldım heralde. başka açıdan “ÖZ” kavramı üzerinde düşündüklerimi pred 485 dersinin blogunda da yazıya döktüm. okumak isteyenler için: